Anaokulundaki ve Beşikteki Bebeğe Dil Saldırısı

  • Fuat Duymaz Tarafından Fuat Duymaz
  • Nisan 29, 2020
  • 0
  • 272 Görüntülenme
Anaokulundaki ve Beşikteki Bebeğe Dil Saldırısı
Bu Haberi Paylaş

Anaokulundaki ve Beşikteki Bebeğe Dil Saldırısı

Türkiye’deki dil aymazlıkları ilkokullara, anaokullarına, hatta beşikteki bebeklere kadar inmiştir. Örneğin,’Türkiye’nin Kültür 2000 Programına Katılımı adı altında AB ile imzalanan sözleşmede,‘Amacımız, öğrencilerin, topluma evrensel ölçekte iyi gelişmiş bireyler olarak kazandırılmalarını sağlayarak ‘Yaşam boyu öğrenmenin’ temelini oluşturmaktır. KÜLTÜR 2000’in merkez kampüsünde ve Bahçeşehir’de bulunan anaokullarında bu amaçtan hareketle eğitim verilir… Anaokullarında yaratıcı, girişken, sorgulayıcı… çağa uyumlu öğrenciler yetiştirmek hedeflenir.  Öğrencilerimiz, 3 yaşından itibaren anadili İngilizce olan yabancı öğretmenlerle doğal bir ortamda yaşayarak İngilizce öğrenirler…’ denilmektedir.     

    Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde, daha Türkçeyi doğru dürüst öğrenememiş Türk çocuklarının anaokullarında kültürel olarak katledilmesi demektir. 

    Ayrıca Türkiye’de, birçok çizgi filmde, Noel Baba, Kilise, Vaftiz, Yılbaşı, Haç, Noel ağacı gibi kavramların çocukların bilinçaltına yerleştirildiği görülmektedir.  

    Ancak, Çukurova Üniversitesi Dış İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Erbuğ Keskin, Türk çocuklarının 3 yaşından itibaren kültürel olarak katledilmesini yetersiz bulmuş olacak ki, bebeklere İngilizce ninniler dinleterek, Türk kimliğini yok etme  işini kundaktaki bebeğe indiren, ‘Ninni İle Dil Eğitimi’ adıyla bir proje geliştirmiş, AB de projeye 320 bin euro destek vermiştir.   

   Yönetici Duyarlılığı ve Duyarsızlığı

    Tansu Çiller Başbakan olduğu 1993’te Dışişleri Bakanlığı’na giderek bilgi istemiş, ancak uzmanların İngilizce konuşmasını emretmiştir. Dönemin Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın istifa nedenlerinden birinin de bu olduğu belirtilmektedir.    Oysa Fransa Cumhurbaşkanı Jack Chirac, 2006’da Brüksel’de yapılan AB Zirvesi’nde, bir Fransız işadamının İngilizce konuşması üzerine salonu terk etmiştir.

    Fransa’nın eski liderlerinden De Gaulle 1960’lı yıllarda Ankara’ya yaptığı bir ziyaret sırasında, o günkü Belediye Başkanı’nın bir toplantısına katılmıştır. Belediye Başkanı, ‘Ankara’nın kanalizasyon problemi tamamlandı. Ankara’da belediye hizmetleri komple ve koordinasyon içinde…’ diye konuşmasını sürdürürken, çevirmeni konuşmayı Fransızcaya çevirmek isteyince De Gaulle, ‘Sakın çevirmeyin, ben galiba Türkçe biliyorum. Belediye Başkanı’nın söylediği her şeyi anladım’ demiştir.  

   Türkiye’de yıllarca ‘Dünya Dili İngilizce’ diyerek dağ başındaki çobandan, işçiye, memura kadar herkes İngilizce öğrenme seferberliğine yönlendirilmiş ve bu aymazlık artık İlkokullara, anaokullarına ve beşikteki bebeğe kadar indirilmiştir. Peki, İngilizce bir dünya diliyse, Avrupa’da bile neden İngilizce ya da başka bir yabancı dilde eğitim verilmez?

Fuat DUYMAZ–Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet–Kamer Yayınları 2.Baskı–Sayfa 126

 

Fuat Duymaz

Fuat Duymaz

Araştırmacı Şair Yazar
Balcalı Hastanesi'de çalışıyor
Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'da İ.İ.T.İ.A. Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu okudu

Tüm Mesajları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir