Atatürk Okulu: Amaç ve Esaslar

Atatürk Okulu: Amaç ve Esaslar
Bu Haberi Paylaş

Atatürk Okulu: Amaç ve Esaslar

Cihan Dura

23.4.2014


ESİN

Atatürk Okulu’nu, Kemalizm’in Halkçılık İlkesi ile “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabın verdiği ilhamla açtım. Bu ilhamın, beynimde ve ruhumda hangi şimşeklere nasıl hayat verdiğini başta “Halk Öğretmenleri” olmak üzere benzeri yazılarımda anlattım.

Atatürk “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yüceltecek olanlar sizlersiniz” der. O böylesine devasa bir işin bir insan ömrüne sığmayacağını biliyordu. Yapabileceklerini, arkadaşlarıyla el ele yaptı; daha yapılması gereken çok şey vardı, onları da genç kuşaklara bıraktı, fedakâr öğretmenlere emanet ettiği genç kuşaklara…

Ne yazık ki, bu görev yerine getirilmedi. O’nun aramızdan ayrılışını izleyen uzun yıllar boyunca, özellikle millî eğitim hizmeti çok ihmal edildi, büyük hatâlar yapıldı. Eğitim ve öğretime başlangıçta verilen önem giderek azaldı.

Köy enstitülerinin, halkevlerinin kapatılması trajik hatâların birer örneğidir. Bu kapsamda Atatürkçü düşünce de korkunç ölçülerde ihmal edildi. Saptırıldı, gizlendi, çok yanlış anlatıldı.

Genç kuşaklar yurt gerçeklerinden, görevlerinden ve hakikî Atatürkçü düşünceden habersiz olarak yetiştirildi.

Ve işte sonuç… Neredeyse yeniden sömürgeleşmiş ve parçalanma noktasına getirilmiş bir Türkiye…

GÖREV

Ben bu durumdan kendime vazife çıkardım. Ne yapılması gerektiğini “Halk Öğretmenleri” yazımda açıkladım. Orada izah ettiğim programın ilk mütevazi adımını Atatürk Okulu’nda başlattığım derslerle atıyorum.

Bu sadece bir başlangıçtır. Dilerim devam eder, uzun ömürlü olur, hep heyecan ve coşkuyla düşlediğim ileri aşamalara erişir.

AMAÇ

Derslerin amacı halka ulaşmak, halkı aydınlatmaktır. Atatürkçü düşünce ışığında yalnızca halk için bilgi, halk için duygu, halk için yetenektir.

Olabildiğince kolay anlaşılır bir anlatımla Atatürkçü düşünce ve eylemin On İlke’sinin temel kavramlarını, bunların doğru anlaşılmasını kolaylaştıracak bilgileri halkımıza, gençlerimize ulaştırmaktır.

Özellikle Atatürkçü gençlerimizi gerekli bilgiyle donatarak vatan hizmetinde aktif hale getirmektir.

YÖNTEM

Derslerde anlatım basit olacak, teorik anlatımdan uzak durulacaktır. Bu nokta son derecede önemlidir, çünkü bilgi ve duygu aktarımı esas itibariyle halka ve gençliğe yöneliktir.

Öğretici bunun için özel bir gayret gösterecektir. Basitleştirmenin etkili bir yolu, anlatımda halk dilini kullanmak ve bol örnek vermektir. Malzemeler bu nitelikte oluşturulmalı ve seçilmelidir.

Akademik dilden elden geldiğince uzak durulacaktır. Konuyu teorik yönleriyle, bilimsel kavramlarıyla öğrenmek isteyenlere uygun ve kaliteli kaynaklar tavsiye edilebilir.

Hizmetin yürütülmesinde ADD, Türk Ocakları gibi kuruluşların, ülke çapındaki altyapı ve diğer imkânlarından yararlanılabileceğini umuyorum.

BEKLENTİ

Dilerim, günü gelir, başka yurtseverler de benim  girişimimden vazife çıkarır. Programı kendi yaşadıkları yerlerde uygulamaya başlar veya böyle bir hizmete aracı ve destek olurlar; arkadaşlarıyla işbirliği yaparak, her türlü teknik araçtan istifade ederek…

O derslerde yetişenler de kendi daha küçük çaplı çevrelerinde aynı görevi yerine getirirler. Böylece Atatürk Okulu, tüm yurtta dal dal genişleyerek onbinlerce, yüzbinlerce yurttaşımıza açılır.

Kaynak: http://www.cihandura.com/tr/makale/atatuerk-okulu-amac-ve-esaslar

 

Prof. Dr. Cihan Dura

Prof. Dr. Cihan Dura

Prof.Dr.Cihan Dura
Cihan Dura 5 Mayis 1940’da Ankara’da doğmuştur. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Şubesi’nden 1964 yılında mezun oldu. 1968’de iktisat alanında doktora yapmak üzere Devlet burslusu olarak Fransa’ya gitti Yurduna döndükten 2 yıl sonra, 1979’da Balıkesir İşletmecilik ve Turizm Yüksek Okulu’nda Dr. Asistan olarak hizmet imkânına kavuşabildi. O tarihe kadar Milli Eğitim Bakanlığı Planlama Araştırma ve Koordinasyon Dairesi’nde memur, (1975-1976), Ticaret Bakanlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü Yabancı Sermaye Şubesi’nde (1976-1977) uzman, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nde proje değerlendirme uzmanı (1977-1979) olarak çalıştı. Kasım 1982’de “iktisadi gelişme ve uluslararası iktisat” anabilim dalında doçent unvanını aldı. 1984 baharında naklen Erciyes Üniversitesi İİBF’ne atandı. O tarihten itibaren bu fakültenin İktisat Bölümü İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat anabilim dalında öğretim üyesi olarak çalıştı. Mart 1989’da aynı anabilim dalında profesörlüğe yükseltildi. Mayıs 2007'de emekli oldu. Cihan Dura Ekim 1977 de, Nevin Tüzün’le evlenmiştir. İki çocuk sahibidir.

Tüm Mesajları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir